Yönetim Kurulu Başkanının Mesajı

 

ABank’ın Değerli Paydaşları,

 

Küresel ekonomide, tüm aktörler açısından büyük önem arz eden değişimlerin yaşandığı bir yılı geride bıraktık. Uzun zamandır beklediğimiz, ABD Merkez Bankası’nın faiz artırım kararını Aralık ayında açıklamasıyla birlikte, gelişmekte olan piyasalardan yüksek oranda portföy çıkışları gözlenirken, ABD doları karşısında gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde değer kayıpları yaşandı. Küresel ölçekte “yükselen ekonomiler” arasında gösterilen Türkiye ise; seçim süreçleri, uluslararası ekonomideki dalgalanmalar, çevre ülkelerle yaşananlara karşın makroekonomik istikrarını korudu ve %3’ün üzerinde bir büyüme performansı yakaladı. Uluslararası enerji fiyatlarında yaşanan gerilemenin de, ödemeler dengesi başta olmak üzere ülkemiz ekonomisi üzerinde olumlu yansımaları oldu. Kasım ayı içerisinde G20 Zirvesi’ne ev sahipliği yapan ülkemiz, uluslararası enerji yollarının kesiştiği jeopolitik konumu ve dinamik ekonomisiyle yatırım ve büyüme hedeflerimizi gerçekleştirme noktasında bizleri cesaretlendiriyor..

 

Bankacılık sektörü, güçlü sermaye yeterlilik rasyosu ile güven veriyor

 

Türk bankacılık sektörü, 2015 yılsonu itibarıyla %15,6 seviyesinde seyreden sermaye yeterlilik rasyosu ve 2.357 milyar TL’ye ulaşan aktif büyüklüğü ile Türkiye’nin kesintisiz büyüme yolculuğunun en dinamik ve sağlam oyuncularından biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Reel sektörün ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda ürün ve hizmetlerini sürekli geliştiren sektörümüzün toplam kredileri, bir önceki yılsonuna kıyasla %19,7 oranında artışla 1.484 milyar TL’ye ulaşırken, toplam mevduatı %18,3 oranında artışla 1.245 milyar TL’ye yükseldi.
 

Özellikle son dönemde regülasyonun da etkisiyle hızlı bir gelişim gösteren kurumsal ve ticari bankacılık alanlarının sektördeki önemi ve iş hacimlerindeki payı artmaya devam ediyor. Uluslararası alanda söz sahibi bankaların satın alma ve ortaklıklar yoluyla sektörümüze giriş yapmaya devam etmesi ise Türk bankacılık sektörünün güçlü potansiyelini ortaya koyuyor.

 

Küresel ve bölgesel boyuttaki dalgalanmalara rağmen Türk bankacılık sektörü yüksek sermaye yeterlilik rasyosu ile gelişmekte olan piyasalardaki rakiplerinden ayrışıyor. 2016’da ekonomi politikalarının
daha da belirginleşerek yapısal reformların hayata geçirilmesi ile birlikte son dönemde yoğun olarak hissedilen belirsizlik ortamının etkisini kaybedeceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda, sektörümüzün 2016’nın en önemli gündem maddeleri olacak Amerikan Merkez Bankası’nın yeni para politikası sonucu sermaye piyasalarında yaşanacak değişime ve Basel III kriterlerine adaptasyon süreçlerine etkin sermaye kullanım stratejileriyle başarılı bir biçimde uyum sağlayacağını öngörüyoruz.

 

“Hissedarların sinerjisi ile artan ulusal ve uluslararası itibar”

 

19 ülkede 85 şirketiyle küresel bir grup olan Anadolu Grubu’nun, Katar’ın önde gelen bankalarından “The Commercial Bank (Q.S.C.)”
ile yarattığı güçlü sinerjinin eseri
olan ABank, odaklı bankacılık yaklaşımıyla 2015 faaliyet döneminde de iş süreçlerini daha verimli hale getirmeye devam etti. Müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini odağına alarak ürün ve hizmetlerini geliştiren Bankamız, 2015 yılsonu itibarıyla konsolide olmayan sonuçlara göre, toplam aktiflerini 13,1 milyar TL’ye yükseltti. Küresel piyasalarda ciddi kırılganlıkların yaşandığı bir dönemde almış̧ olduğumuz 350 milyon ABD doları değerindeki sendikasyon kredisi de uluslararası finans çevreleri nezdindeki yüksek marka değerimize işaret etti. Uluslararası bankacılık alanında sergilediğimiz performans ile 2015 yılında yurt dışından sağladığımız krediler, toplam 1,6 milyar ABD doları seviyesine ulaştı. Yurt dışından sağladığımız fonlar, gerek fon kaynaklarımızın çeşitlendirilerek vadelerinin uzatılması ve gerekse de fon maliyetlerimizin düşürülmesi açısından önemli bir yere sahip oldu.

 

“Türkiye’nin en yüksek kredi notuna sahip bankalarından birisi”

 

Sürdürülebilir büyümeye odaklanan bankacılık yaklaşımıyla fark yaratmayı hedefleyen ABank, uluslararası finans çevreleri nezdindeki yüksek kredibilitesini 2015 faaliyet döneminde de korudu. Bankamız Fitch Ratings’in ardından Moody’s tarafından Türk bankacılık sektörünün en yüksek derecelendirme notlarından birisi olan “Baa3” ile derecelendirildi.

 

“Odaklı bankacılık” ışığında yeni kurumsal hedefler, yeni projeler...

 

ABank olarak ana hissedarımız
“The Commercial Bank (Q.S.C.)”ın güçlü sermaye yapısı ve körfez bölgesindeki geniş iş ağının yanı
sıra Anadolu Grubu’nun Türkiye piyasalarında sahip olduğu bilgi birikiminden güç alarak, 2015 faaliyet döneminde de büyüme stratejimiz ve kurumsal hedeflerimiz doğrultusunda önemli atılımlar gerçekleştirdik.
“The Commercial Bank (Q.S.C.)” ile Anadolu Grubu arasında yaratılan sinerjinin, önümüzdeki dönemde, hem Türkiye’nin körfez ülkelerindeki projelerine, hem de Türkiye’ye yönelik Katar merkezli yeni yatırımlara ön ayak olacağına inanıyoruz. 2016 yılında Ticari ve Kurumsal bankacılıkta kazanılan ivmeyi sürdürürken dijital alanda yaptığımız yatırımların hayata geçmesiyle birlikte verimliliğimizi daha da arttıracağız.

 

Başarılı faaliyetleri sonucunda, Türkiye ve Katar ekonomik işbirliği sürecinde kilit görevler üstlenen ABank, orta ve uzun vadede küresel finans piyasalarında söz sahibi olma hedefine doğru sağlam adımlarla yürüyor.

 

ABank’ın 2015 faaliyetlerini destekleyen tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim. Önümüzdeki faaliyet döneminde, “odaklı bankacılık” yaklaşımı çerçevesinde nice başarılarla sizlerle buluşmaya devam edeceğiz.

 

 
Saygılarımla,
Tuncay Özilhan
Yönetim Kurulu Başkanı